• English

    Come with me...

     

     The woman hooked on questions sets forth to find the answers,

     With a little bit of magic everything is possible in the crystal ball,

     Time, growing like strands of hair, becomes visible along the path

     That which we see starts to manifest itself like vague silhouettes gaining shape and becoming clearer,

     Photography has its own language, and the eyes take on the colors of an underground river,

     Flowing through,

     In the lines turning from black to white the anger cannot be hidden,

     And becomes red,

     Tired of running down the face, tears become rain in the glass,

     Which suddenly calls to mind the saying: "I have never seen birds which so match the sky,"

     The timid steps of bare feet are unable to understand the ground they walk on,

     But instead hold onto the skirts of the wind,

     And think themselves clouds,

     A photograph is not a thing we finish by gazing at it,

     Rather it is more like a road sign,

     The difference being that we do not find directions,

     But we look at where it takes us,

     

    If you see it so, too, then come with me,

     

    Have a good trip.

     

     

  • Türkçe

    Benimle Gel...

     

     Soru çengellerine takılı kalmış bir kadın cevapları bulmak için yola çıkıyor.

     Biraz sihir ile vizörün arkasında her şey mümkün (mü).?

     Uzayan saçları gibi uzayan zaman, uzanıp yol boyunca yine kendisini görünür kılıyor.

    Ne zaman baktığı kendisi olmaya başlıyor, belirsiz siluetler şekil kazanıyor,

    netleşiyor, fotoğraf; dili, gözleri dahası içinden akan yer altı ırmaklarının rengini alıyor.

     

     Siyahtan beyaza dönen çizgilerdeki öfke saklanamaz olunca kırmızıya devşiriyor

    kendini,  koşmaktan yorulunca camlarda yağmur (mu) oluyor gözyaşları.  Sonra hiç böyle

    görmemiştim kuşların gökyüzüne bu kadar yakıştıklarını dedirtiyor aniden (hüzün mü ne)

    çıplak ayakların ürkek adımları yeri kavrayamayan bir uçuculukta rüzgarın eteğine

    tutunuyor da kendini bulut(mu) zannediyor…

     

     Fotoğraf bakıp bitirdiğimiz bir şey değildir.

     Yol kenarlarındaki işaret levhalarına benzerler daha çok..

     Tek farkı nereye gitmek istediğimize değil de, bizi nereye görtürdüğüne bakarız.

     Öyle ise benimle gel…

     

    İyi  yolculuklar.

     

     

© Nilüfer BARIN. Her hakkı saklıdır. / All rights reserved.